rüya hazinesi

Rüya; uyku dediğimiz iradenin etkin olmadığı biyolojik, fizyolojik ve düşüncelerin eylemsiz zaman kısmıdır.
Bilindiği üzere görme eylemi göz kapaklarının açık olmasıyla gerçekleşiyor. Rüya mucizesinin ilk göstergesi, uyku sırasında tüm duyuların aktif olmamasına, göz kapaklarının kapalı olmasına rağmen rüya dediğimiz görüntüler ortaya çıkıyor. Aynı zamanda diğer duyu organlarımız da devre dışı olmasına rağmen rüya içerisinde aktiftirler.

İradenin aktif olduğu uyanık olduğumuz günlük yaşamımız içerisinde sayısız anlamlı, anlamsız olaylar gelişiyor. Erken dönemden, doğduğumuzdan itibaren edindiğimiz deneyim, tecrübelerimiz ve öğrendiklerimiz hayatta kalmamızı sağlıyor. Ancak doğumumuzdan sonra birey olarak yetkinleşese kadar içerisinde olduğumuz yaşamdaki ilişkilerde ortaya çıkanların şiddetini, ölçüsünü, miktarını ayarlayıp, adapte edemiyoruz. En belirgin sebebi, gelişen olayların kendi irademizin dışında olması. Her ne oluyorsa şiddetini kendi dünyamızda, anlayışımızda kendimiz ayarlamaya çabalarız. Kendimizi korumak, bir daha olmaması için geriye kalan yaşamımızda tarif edilemez güçte efor sarf ederek önlem almaya her şeyimizle seferber oluruz.

Rüya ise tüm yaşamımızı ipotek altına almış olan olumsuzluğu “Beni” korumak için kendi diliyle simgeleştirerek sıra dışı görüntü ve duygularla, kimi zaman şiddetli sarsıp, etkileyerek hatırlamamızı sağlayacak görüntülere çevirir.