Anne Hamileyken

Hamilelik süresince rahimdeki çocuğun yalnızca bedeni gelişip tamamlanmakla kalmıyor, anne-baba da bulunan psikolojik geçmişler genetik bilgi ile yapısal kodları da sperm ve yumurtayla çocuğa aktarılıyor.

Hamilelik süresince bu muhteşem aktarımın barındırdığı insani psikolojik özellikleri mikro yazılım olan sperm ve yumurtadan en ince ayrıntılarıyla çocuğa nakledilip, yükleniyor. Anne nerede, hangi koşullarda yaşıyorsa, ne gibi yaşamsal bilgilere ve duygulara sahip ise doğacak çocuğa da bu bilgiler, RNA’lar yoluyla eksiksiz aktarılıyor.

Anne hamile kalmadan önce kadın olarak yaşamını sürdürüyordur. Kadın hamile kaldığını öğrenir öğrenmez farkında bile olmadan yaratımında yüklenmiş  “anne” lik yazılımı otomatik olarak tüm mevcudiyeti, içeriğiyle aktive oluyor. Annelik yazılımı doğal olarak aktive olmuş olan kadın henüz dünyaya gelmemiş rahmindeki çocuğu her şeyin üzerinde sevip, sorgusuz, sualsiz ve koşulsuz sahiplenir.

Çocuğun anne rahminde geçirdiği süre içerisinde, annenin psikolojik olarak yaşadığı kaygılar,  mutluluklar, mutsuzluklar, hazlar, takıntılar, korkular, sevinç ve hüzün gibi tüm hormonsal oluşumlar en etkili şekilde her anıyla çocuğa aktarılır.

Özellikle anne  hamileliğinin her anında ne anlıyor, ne düşünüyor,  ne yaşıyorsa hepsi yalnızca fiziki koşullarda değil, anne ve çocuğun tüm biyolojik, psikolojik kozmik âlemini harekete geçirir. Bu yüzden anneye özellikle hamileliği  süresince ve doğurduktan sonraki üç yıl boyunca fiziki ve psikolojik olarak elden gelen en iyi şartlarla davranmaya özen gösterilmeli.