Benliğim

İnsanın doğumundan itibaren kendi yaratımı ile kurduğu ilişki muhteşemdir.
Çocuğun kendisiyle kurduğu ilişkinin bozulmaya başlaması ise duyularının gelişmesi sırasında ebeveynlerle kurulan ilişki içerisinde şekillenmeye başlar. Çünkü çocuğun yaşamı ebeveyni gibi halihazırda çalışan, işleyen, şartlara göre hızla değişebilen ve seçim yapabilen yetkinliğe gelmemiştir.
Ebeveynler çocuklarla kurduğu ilişkide kendi bildiklerini öğreteceklerdir. Ebeveynlerin bildiklerini öğretiyor olması doğal bir süreçtir. Teknik olarak, söz konusu herhangi öğretmenin adına “müdahale” diyebiliriz. Çünkü ebeveyn çocuğun bilmediğini düşündüğünden öğretmeyi çocuğun ihtiyacını giderme adına rızasını almadan yapıyordur. Böylelikle ortaya çıkan çocuğa müdahale, çocuğun kendi doğası ve mizacı doğrultusunda geleceğini en ciddi şekillerde etkileyen psikolojik gelişim geliştirecektir.
Müdahalenin işleyişinde, çocuğun kendisi dışında kurduğu ilişkilerde “uyum” tanımı ortaya çıkıp, “gelişim” devam eder. Uyum, çocuk için zamanla büyüdükçe ilişkiler içerisinde yaşananlarla şekillenerek gelişir.
İnsan yaşamının ilk ve en önemli şartı, “hayatta kalabilmeyi” güvence altına almaktır. Bireyin herhangi ilişkide en güçlü beklentisi; güvence altına almaya çalıştığı hayatını sürdürebilmek için öğrendiği uyum halini en iyi şekliyle uygulayabilmek olacaktır.
Çocuk için uyum kurallarının tehlikeye girmesi en erken dönemlerde ortaya çıkıyor. Yetişkin olan ebeveynlerin kendi günlük yaşamlarında beklenti, kaygı ve olumsuzluklarının olması doğaldır. Çünkü yetişkin olan ebeveyn her koşulda organize olarak kaygıları ele alabilir. Ancak çocuk ise bilmediği, yönetemediği, çözümleyemediği ebeveyninin kaygılarına çözmek için gizli ortak olacaktır. Dahası ebeveynlerinin sorunlarının yabancıdır. Böylelikle çocuk farkında olmadan ebeveynin kaygılarına ortak olur.
İlerleyen dönemlerde ebeveyne ait olan çözmeye çalıştığı kaygıyı fark ettiğinde iş işten geçmiştir. Kendisinin kabul edip ayrıştıramayacağı, adını koyamadığı yaşam kavgasına ortak olmuştur.
Aynı zamanda bu süreç tüm yaşantıya hâkim olan korkunun öğrenildiği başlangıçtır. Çocuk için isimsiz kavgaya ortak olma en erken dönem olan çocukluktan itibaren algıda bozulmanın mutfağıdır bu yaşananlar. İlerleyen zamanlarda yaratılışta var olan güvenin, telafinin, tolerenin gösterilebilmesinin psikolojik ve düşüncesel zorlaşması kaçınılmaz gelişimidir.
